3 Haziran 2010 Perşembe

karmakarışıklaşmaktayım...


İngilizce yazılımdan 72 :( Almanca'dan ise 76 :) almış bulunmaktayım. öğleden sonra Neytiri'mle kaçıp çarşıya kelebek ve kıvırcıkk'n yanına gittik. Bayaa eğlendik :D -kızlar szi seviyorum yaaa...- Sonraa Bu'larn apartmanın önünde oturup gelen geçeni seyrediyodum-ki iyi ki de seyrediyodum Karamel'i görmym mi! O beni gördü mü görmedi mi bilmiyorum :( Sonranda yorgun-argın eve geldim ve çeviri yapıyorum. Ama 'O' aklımdan bi türlü çıkmıyo :(


Uzaktakini mi daha çok özlersin yoksa yanıbaşındakini mi? Bu soru kurcalıyo 2 senedir aklımı zaman zaman. Uzaktaki dersin belki ama yanılırsın, yanındakidir seni özleminden kıvrandıran. Hep ordadır çünkü, yanıbaşında. Tam dersin ki "yok 'O' artık aklımda" PAT! çıkıverir karşına. Yüzüne bakarken en savunmasız zamanında olduğunu bilerek birer birer çalar kapını anılar. Açmak istemezsin, ama açarsın. Güzeldir çünkü 'O'na dair herşey... Yüzüne dalmış düşünürken geçmişi, buruk bir gülümseme ile kıvrılır yukarı dudakların. Sonra biri uyandırır seni. İşte 'O' zaman işin üzücü kısmıyla karşılaşırsın. 'O'na dair her şeyin geçmişte kaldığı gerçeği yakar canını yavaş yavaş... Tıpki tadı damağında kalan bi çikolata gibi... Her ısırığından aldığın keyfi düşünürsün ve biraz daha istersin, sonra bi bakarsın ki BİTMİŞ..! Oysa uzaktaki öyle değildir. Aklına getirmez kendini pek. Bu yüzdendir 'O'nu düşünmelerim... Bu yüzdendir 'O'ndan vazgeçemeyişlerim... Kızmayın ama, artık, akıllandım...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder