22 Eylül 2010 Çarşamba

Yine bi Emre Aydın vakası...

 Emre Aydın - Kağıt Evler

Kağıt evler içinde
Ateş yakmak gibi ısınmak için
Sana gelmek böyle işte
Parçalanmak milyon kere.

O iğne sessizliği
Bir terzi ağzındaki
Sensiz olmak böyle işte
Niye böyle, niye?

Ah olmuyor
Ne yapsam olamıyor
Hep buzlu yolların
Yürünmüyor, yürünmüyor

Ve sen en yanlış kadın
Sende kalmak bile bile
Yüzünü çizmek gibi su üstüne
Adını anmak gizlice.

Kağıt evler içinde
Yanmış her şey düşler bile
Peki sen en yanlış kadın
Nasıl en çok sen acıttın?

Ah olmuyor
Ne yapsam olamıyor
Hep buzlu yolların
Dönülmüyor, dönülmüyor...

O kadar taktım ki bu şarkıya... O kadar kanattı ki yaralarımı... Albüm çıkalı beri ilk defa adamakıllı dinledim. Geçmişime ağladım içten içe. Nasıl acıyabilir bi insanın canı bu kadar... Emre Aydın'a gerçekten çok üzülüyorum yaa... :( poor him... :(
Aşk hastalık gibi bi şey yaa... Düşününce... Kurtulamıyosun kesinlikle. Tam bi hastalık... Bulaştığım için pişmanım. Her şeye rağmen pişmanım. çünkü karamel'n arkadaşlığını kaybettiğimi hissediyorum. Ya tabi ki arkadaşız ama eskisi gibi değil. Beklemiyorum böyle bi şey-bekleyemem ama üzülüyorum/özlüyorum arkadaşlığını. Yanlış anlar-üzülür korkusu olmadan konuşmayı özledim onunla. Ya da shinigami kızar, millet ne der korkusu olmadan.... Toplum baskısı yüzünden her şey zaten... Off blog off... OFF EMREAYDIN OFF!!!! mahfettin yine beni :D bi çık git haatımdan EmreAydın yaaa!! :D Ev kadınları için mügeanlı neyse sen de liseli kızlar için osun bence. :D
Şimdi izninlen ara verdiğim grammar-vocabulary ve reading testlerini çözücem :D öpdüm yabış yabış :D

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder