14 Şubat 2011 Pazartesi

Aşk; gel, gir dünyama..

selam blog. madem m8'mle küsüz, ben de içimi sana dökmeye karar verdim. bugün 14şubatsevgiliergünü senin de bildiğin gibi. öncelikle karamel'e kocaman bi teşekkür iletiyorum o zarif mi zarif yusufçuk kolyesi için (: anlamını en sonund hamiş olarak paylaşıcam. neyse asıl konuya geliyorum: burda daha önce bi rumuz verdiğim bi çocuk var. ikinci bi rumuz veriyorum ona: ed.w
efendiim, bu ed.w beni son 1 aydır deli gibi etkiliyo. nedenini bilmiyorum. karamel'i ne kadar sevdiğimi biliyosn blog ama bu çocukta bişiyler var. uzak da duramıyorum böyle garipsi bişiyler. Parfümünden midir nedir artık anlyamadım. garipsi bişiyler.
etki alanına çekiyo beni sürekli yaa.. karameli seviyorum. bu sadece etkilenmek. geçici bişiy diyorum ama bilmiyorum artık blogcuk... okuyo mu okumuyo mu onu da bilmiyorum böyle karışık karmaşık bişiy...

hamiş: "Yusufçuk aşktaki tutkuyu, bağlanmayı ve ne pahasına olursa olsun vazgeçmemeyi anlatır. Yusufçuk kuşları çift olarak en sadık kuşlardır. Fakat yusufçuk kuşlarından dişi olan, çiftleştiği erkeğin kafasını koparıp yer. Ateşe aşık yusufçuk, aşkı uğruna bile bile kendini ateşe atar.
Ateş gökyüzüne yükselirken, yusufçuk narin vücudu ile ateşin etrafında dans etmeye başlar, ateşle bir bütün olur. Tıpkı bir aşık gibi ateşe dokunmak, ona yakın olmak isteyen yusufçuk, onun bir parçası olmanın verdiği mutlulukla kendini sonsuz aşkının kollarına bırakır."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder