27 Haziran 2015 Cumartesi

Koi?

insanın canını bu kadar yakan ve bu kadar kalbinde yer eden bi anime/manga Ao haru ride.
Ama şu an animeyle ilgili değil, kendimle ilgili bi şeyler yazmak istiyorum. romantik komedi animeleri izliyorum bu ara ardı ardına. Niye bu kadar yıpratıyorum kendimi bilmiyorum. Evet bu tip şeylerdeki umutsuzluk bana bulaşıyo ve uzun süre çıkmıyo. Tıpkı şey gibi, çocukken elinize yeni dökmüş asfalttan zift bulaşır ve çıkmaz ya :) mutsuzluk bana aynı o şekilde bulaşıyo. sonu mutlu mu diye görmek istiyorum. yaklaşık 8 saatimi ao haru ride mutlu mu bitiyo diye mangasını okuyarak geçirdim. bi şeyler izlerken ya da okurken empatiyi fazla mı kaçırıyorum ya da daha önce başıma bu tip umutsuz aşk hikayeleri geldiği için mi kurduğum empati bu kadar güçlü oluyo bilmiyorum. Saçma bi şekilde ağlamak istiyorum ama kahkahalar atarak. Saçma heyecanları şu animeleri izleyerek de tekrar tekrar yaşayabildiğim için şanslı buluyorum kendimi ama.(belki de şanslı değilimdir, tam tersidir kim bilir).
Liseyi mesela yeniden yaşamak istiyorum. Daha "aşk" dolu belki. Ya da, yok ya zaten öyle geçirdim. Evet evet aynı şu animelerdeki gibiydi lise. Belki de o yüzden kurduğum empati bu kadar sağlam.
Mutsuz oluyorum şu küçük çizgi insanlar mutsuz oluyo diye. O kadar benimsiyorum ki izlediklerimi, çok saçma. Büyüyünce ay savaşçısı olmak isteyen kız hiç değişmedi . Büyüdü, ve küçüklük hayali için ay savaşçısı olma kararı aldı. yakışmayacağını bile bile. Hala aynıyım ya. 5 yaşımda ağzım açık sailor moon izlerken nasıl hayaller kuruyosam hala aynıyım. Çocuk çocuk hayaller kuruyorum. Büyümeyi hiç istemiyorum biliyo musun? Büyüyorum, yetişkin sayılırım ama istemiyorum. Saçmalayabilmek istiyorum ben her an yine. Kocaman kadına bak yakışıyo mu demesinler gençler eğleniyo işte desinler istiyorum beni saçmalarken gören insanlar. Okul bitiyo ama. En fazla 1 sene erteleyebilirim yetişkin olmayı. Üzülüyorum, çok üzülüyorum.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder