29 Haziran 2011 Çarşamba

Hayat ne garip.


ben mutsuzum. ve bi o kadar da değersiz. bugün bunu anladım. Kötülük yapmaya çalışmıyorum kimseye, ya da ne bileyim birbirine düşürmeye çalışmıyorum kimseyi. Arkasından söylediklerimi yüzüne de söylüyorum insanların. Ama olmuyo artık be. Şu dünyada senin "yaaa salak yaaaa :D:D:D" olarak söylediğini gidip "hmm salak diyodu sana geçen" diy çevirenler var. Ya da seni söylediğini çok farklı şekillerde anlyanlar..
Düşününce çıkamıyosun  düşüğün bataklıktan. İnsanlar hemen etiket yapıştrıyolar sana. "yalancı." oluyosun "ikiyüzlü." oluyosun "kişiliksiz." oluyosn. sonra etiketine bakarak arkadaş edinen mankafalılar canını yakıyo sözleri ve davranışlarıyla.  burda sözüm sna, ona ya da bi başkasına değil. herkese. herkes yapıyo bunu. ben de yapıyordum fakat 2 sene önce bıraktım bu huyumu. herkesin bi bakış açısı var, herkes kendine göre haklı ve herkes yalanlarıyla mutlu. o zaman neden biri çıkıp bunu bozmak için elinden geleni yapıyo? neden yala içinde yalan söylüyoruz peki?
Yoruldum. "daha yaşın kaç lan" demeyin. insanın içini bilemezsiniz..

Ha bi de seni bildiğini sandığı ama bilmeyen insanlar var ya.. O seni o kadar derinden yaralar ki.. kalbinden tırnağıyla çizik çizik parçalar alır o insan. Ağlarsın, ağlarsın, ağlarsın.. "Haksızlık bu!", "ben bi şey yapmadım ki..!" desen de dinlemez seni.. Susar, bi köşeye oturup içine ağlarsın.
Biliyorum sen de hayattan bıktın, ama sen de bi umuda tutun benim gibi. Gideceksin sen de buralardan, Bellatrix'nle pariste oturup kahve içeceksiniz, tatile çıkacaksınız beraber.. Bellatrix buda olan keşke.. Seni çok özledim



bugün buna çok güldüm: balım'ı aradım moralim bozuktu ağlıyodum buralardaymış, gittim yanına "ya bu kız beni ağlayarak arıyo sonra yanıma gelirken gülüyo anlamıyorum ki" dedi. yerim onu ben. :)

1 yorum: