DERİN
Şubat ortası kafede oturup arkadaşlarıyla muhabbet etmek gibisi yoktu. Kazağına sinen sigara kokusunun her zerresinden nefret etti tekrar. "Derin, şu kızla ne yapıcaksın, ne var aranızda" diye kıkırdadı arkadaşları. "Hangi kız be?" cevabı adi gibi biliyordu. "Ayçayı diyorum be. Haftada 3 gün berabersiniz. Kendine düşünmüyorsan bari Baran'a ayarla da sevinsin çocuk" "Evet oğlum kız çok güzel olmasa da muhabbeti güzel, gideri var yani." Az önce damarlarında jet hızıyla yayılıp kaybolan şey kıskançlık mıydı? "Bakarız ya, benim gitmem lazım sonra konuşuruz" dedi ve gitti. Düşünüyordu. Düşünmemeye karar verdi. Aradı. Telefon her çalışında kalbi biraz daha sesli atıyordu. "Alo?" dedi hırıltılı bir ses. "Ayça? Derin ben" "Derin.. Sesim kısıldı, shake'den olsa gerek. Çok moralim bozuk." "Ama bugün buluşacaktık?" "Sesim yok neden buluşalım ki?" Düşünmemeliydi, düşünmemeliydi "Lütfen.. Telafi etmek istiyorum. Benim yüzümden oldu ne de olsa ve suçlu hissediyorum."
Bir saat sonra kafede yanyana oturmuş, dokunulmamış sıcak çikolatalarından tüten buharı izleyerek muhabbet ediyorlardı. Ayça birden doğrularak "Sigara mı içiyorsun sen?" dedi. "Hayır nerden çıkardın ki" aptal kazak.aptal kazak. aptal kazak. "Kazakların hep sigara kokuyor da ondan" "Baran, Teo falan içiyo ya, yanlarında duruyoruz biz de işte. Baran'la tanışıyor musunuz bu arada? Bassist o da" kahretsin NE HALT YİYORUM BEN?!
AYÇA
Burdan hemen gimeliyim-burdan hemen gitmeliyim-BURDAN HEMEN GİTMELİYİM! "Ah hayır tanışmıyoruz ama duyuyorum adını. Tatlı çocukmuş" konuyu değiştirmeliyim.başka bi şey.. Kazağını çıkarırken bile ne kadar mükemmel.."Senin ne çok kazağın var böyle!" "Evet kazaklara bayılıyorum, bunu atmalıyım ama. Bu koku hayatta çıkmaz. Yazık en sevdiğim kazağımdı bir de." Ayça kazağı elinden kaptı "Ben hallederim. Sakın atma. Sana çok yakışıyor."
Eve girdiğinde doğruca odasına gidip kapıyı kapattı. Kokuyu içine çekti. O kadar güzeldi ki kokusu..


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder