
Ertesi gün okula büyük bir sevinçle gitmişti Ayça. Sonunda hayalleri gerçek oluyordu. Hatta hayalden de öte bir şeydi bu! Derin'in yanına gitti servisten iner inmez. "Günaydıııın!" dedi koca bir tebessümle. Derin ise yalnızca kuru bir günaydınla karşıladı onu. "Neyin var Derin?" Derin konuşmak istemiyor gibi görünüyordu. "Hiç ya uyanamadım sadece" tebessümü yüzünde dondu Ayça'nın. "Konuşmak istersen buralardayım" gibi bir şey mırıldanıp sınıfına gitti. Bugün prova da yoktu ki konuşabilsin.. Ne olmuştu ki hem? Dün ne güzel beraber gülüşmüşler, Ayça'yı eve bırakmış, hatta Hollywood filmlerindeki "eve bırakma merasimi öpücüğü"nü şakayla karışık konuşma arasına sıkıştırmıştı Derin. "Keşke," diye düşündü, "Keşke gitmeseydim onunla bir yere. Kedinin fareyle oyunu işte daha ne bekleyebilirim ki." Belin'in yanındaki yerine oturdu. O gün azap gibi geçti gitti okulda. Rahatsız etmemek için bir daha yanına uğramadı Derin'in. Servise bindi, kulaklıklarını takıp müzik dinlemeye başladı. Ağlamayacaktı. Neden ağlasındı ki hem. Değmezdi bile. Sonunda servis hareket etti. Yolları düşündü. Yolar ayıracaktı ikisini şunun şurasında 2 sene sonra. Üniversite başlayacaktı. Söyleyemediklerinin içinde birikip onu boğması ne kadar kötü ve acınasıydı. Biri koluna dokundu.
DERİN
"Kabalık ettiğimi biliyorum. Saçmalıyorum. Gidip konuşsam mı? Ya terslerse? Neyse çıkışı bekleyeyim." diye diye çıkışı etmiş, serviste Ayça'nın yanına oturabilmek için kırk takla atmış, ama Ayça farketmemiş, ya da dönüp bakmamıştı bile. Koluna dokundu "Ayça?" Aniden dönen Ayça Derin'i görünce irkildi. "Efendim Derin?" dedi. Derin Ayça'nın yüzünde o çok sevdiği gülümsemeyi gördüğünü sandı bi an. Gözlerindeydi gülücükler evet. Ama yüzü kontrollü bir şekilde kasılmış, ciddiydi. "Özür dilerim.. Beraber bir şeyler yapalım mı?" "Sesim yok unuttun mu? Çalışamayız yani." Bu sefer o gülücüğü gördüğünden kesin emindi. "Hadi amaaa... Sadece müzik mi yapıyoruz birlikte?" "Yapmam gereken ödevler var.. Başka bi zamana ne dersin? Şimdi inmem gerekiyor. hoşçakal." Ardından bakakaldı Derin. "Olmazsa olmaz uğraşmaya gerek yok" diye düşündü ve arkasına yaslandı.
AYÇA
Keşke ödevlerini erkenden bitirmiş olsaydı. "Olsun hiç değilse kazağı benimle." diye düşündü. Yatağına uzanıp kokladı, kokladı, kokladı... Şimdi elinde bir kazakla okulda, müzik odasında oturuyordu. Derin ona sırtını dönmüş gitar çalıyor, Ayça çaldığını bir şekilde biliyor, ancak gitarın sesi duyulmuyordu. Yaklaştı, sırtına dokundu. Derin yüzünü dönmedi. Konuşmadı. Tekrar dokundu, omuzlarından tutup sarsmaya başladı. O yüzünü görmeye çalıştıkça derin arkasını dönüyordu. Sonunda Derin yüzünü döndü ve Ayça sıçrayarak uyandı.

yazdığın yazıları sevdim (: bence kısa bi' öykü bile yazabilirsin ^^
YanıtlaSilah çok teşekkür ederim :)
YanıtlaSil