5 Ocak 2013 Cumartesi

Güzel Günler

Merhabayın.
Buraya gelmeyeli çeşitli şeyler yaşadım.
Bunlardan biri alpay erdem'in stand-up şovuna gitmemdi. Alpay Abi'yi tanıyamadım ben başta. O merdivende otururken yanından inip çıktım falan bikaç defa. Tanıyınca sarıldım hemen gidip "alpay abiiiii" diye. En son imza alırken de sarıldım :))) Alpay Abim bitane be!
Diğeri de büyük ev ablukada konseri :)
tırtılla gittik heyecanla konser alanına, en öncen bilet KALMAMIŞ! peki biz neden mi bilet almadık? çünkü salağız, bi tanıdığımız bedavaya getirebileceğini söyledi biz de inandık. Neyse, "sandalye var ama, öne koyarız" dedi biz de aldık biletleri, ben söylendim tabi "nası 25 TL olur ya, hem sandalye hem 25 TL mi?" diye, adam "o ön satışta 20'ydi" falan dedi ama sonra kıyamadı "gelin öndeki sandalyelere koyun montlarınızı" dedi. İçeri girdik ONÇELİKLE GALVANİZ SAHNEDE!!! Montları koyduk işte, "Merhaba" dedi gülümsedim Onçelik'e o da Merhabaa dedi bize sonra çıktık. Kapıda konser sonrasında Sülo olduğunu öğrendiğimiz abi ve önünde posterler vardı. Ancak şöyle ilginç bi şey vardı ki posterlerin üstünde, altında posterleri gösteren bi ok olan 21 ARALIK KONSER BİLETLERİ yazılı bi kağıt var! Posterleri göstererek "bunlar bilet mi?" diye sordum Sülo Abi'ye, "hayır onlar bileklik, bileğine takıyosun" dedi, tırtıl kıkırdadı ben de "ok posterleri gösteriyo da, BEA sonuçta bu, her türlü çılgınlığa açık" dedim, sonra Sülo kağıdı kaldırdı :D
Biz poster alırken Onçelik geldi kollarını sırtımıza koyup yüzünü bana dönerek "Pardon, size sandalye mi sattılar?" dedi onayladım evet falan dedim "taam teşekkürler" dedi gidiyodu geri döndü tekrar ellerini sırtımıza koyarak "ya rahatsız ediyorum ama, aynı ücreti mi ödediniz?" dedi ben eriyerek "evet öyle oldu" dedim "teşekkürler dedi gülümsedi ve gitti. Sonra konser başladı mükemmeldi! Ama Onçelik hasta olduğu için miami söylemediler :( onun yerine kısa bi "all the single ladies" yaptılar :) Konser sonrasında sahne kenarına Şişman ve Banavar'ın yanına oturdum hep beraber sohbet ettik, poster imzalatıp fotoğraf çekildik.

Çok mükemmel bi insanla tanıştım o gün ben. Çok mükemmel. Şimdi sana onu anlatıcam,
Gözleri mesela, derin ama berrak mavi sularla dolu. Bi yandan sığ ve temiz diğer yandan ise en karanlık kuyular kadar derin. Saçları altın sarısı. Ama normal bi altın değil değişik bi altın bu. Neyse.. Huzur verici bi insan: "biturbiniyimmi"
Ayrıca, bir daha kimseye çok değer vermeme kararı aldım. Canımı yakıyolar çünkü. Yaralarıma yaralarıma vuruyolar. Seni yalnız bırakıp üzerine kalbini kırıyolar.

"words can be like knives, they can cut you open"

"sometimes these cuts are so much deeper than they seem"

bu konu hakkında söyleyeceklerim şimdilik bu kadar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder