18 Kasım 2015 Çarşamba

Never Let Me Go

Bu kitabı okuyun lütfen.
Düşününce ağlamak istiyorum o kadar güzel ki..
Bazen benden başka kimsenin görmediği bi kutu ya da bölmeye sahip olmak istiyorum. Oraya böyle içimden parçalar koparan kitapları, şarkıları, eşyaları zulalamak istiyorum. Ama kimseler göremesin ne bileyim bilmesin istiyorum. Ama yalnız kalmaktan da ölümüne korkuyorum. Şu an yalnızım mesela evde, o yüzden muhtemelen böyle karamsarım. Yalnızlıkan nefret ediyorum. Kafamın içindeki düşüncelerden nefret ediyorum Susturmanın tek yolu yalnız kalmamaktı eskiden ama artık işe yaramıyo. Allahtan ses gelmedi, gelmesin de istemiyorum o sesi.

Kitaba dönüyorum, o kadar üzücü bir şey ki.. Ya yazıp yazıp siliyorum sinirlerim bozuluyo. Kendimi o durumda düşünüyorum bedenime sığamıyorum sıkıntıdan. Kendi bedenimde klostrofobi yaşıyorum. Ya biliyosun iki yılın falan var, ve insan bile değilsin klonsun, ama yeni bulmuşsunuz birbirinizi. (tam olarak böyle değil biliyorum), elinden geleni yapıyosun ama yapabileceğin bi şey yok ki ağlayıp bağırmaktan başka ya da ne bileyim elindeki zamanın kıymetini bilmekten başka. Kaçarın yok.

Kendi hayatımı düşünmekten kaçınıcam bir müddet. Gelecekti geçmişti derken bugün mahvoluyor.

Kitabı okuyun, filmi izleyin soundtracktan herhangi bir şey duyduğunuzda emin olun gözleriniz dolacak. Ben 4 senedir her seferinde ağlıyorum. Filmi ilk seferinde hıçkırıklar içinde ağlayarak izlemiştim hele. Kitabı okurken çok şeyapamadım :ı Etrafımda insanlar varken ağlamayı sevmiyorum tutuyorum çünkü.

Bi kere daha izleyeyim de ağlayayım bi.

  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder