İçim düğüm düğüm oldu, o kadar da ağladım ama geçmedi hala yanıyo gözlerim.
Delibal'dan bahsediyorum. Sanırım Youtube'da ya da Spotify'da gördüm fragmanını ve saçma bir şekilde ilk defa bir Türk filmine gitmeyi bu kadar çok istedim ve hiç pişman değilim :)
Filmin daha başlarında dedim ki "bu çocuk kesin bipolar", ve ALLAH KAHRETSİN Kİ doğru çıktı. Şimdi ben bu tür şeyleri, o adamın darlandığında tam olarak hissettiği duyguları birebir hissettiğim için bu film bana daha güzel geliyor olabilir, daha çok empati kuruyorum çünkü. Ya ne biliyim okuyosunuz kaç senedir içimden içimden attığım çığlıkları burada.
Çocuk "ilaca başlıycam" dedi benim gözümden bir damla aktı gitti, "ben hastayım iyi değilim" dedi, bir damla daha. "İlaçları bıraktım" dedi daha kötü olacağını fark edip daha çok ağladım. Ben orada bir aşk bittiği için ya da filmin karakteri öldüğü için ağlamadım öyle içli içli; ne biliyim çünkü psikolojik bi rahatsızlığın bir insanı nasıl etkileyebileceğini bildiğim ve bunu hızlı bir şekilde gördüğüm için ağladım.
Ben de böyle olmam di mi diye düşündüm, düşündüm ve hala düşünüyorum.
Çok saçma bakıyor olabilirim olaya ama benim bakış açım bu. ÇOK ÜZÜLÜYORUM BE ÇOK ÜZÜLÜYORUM.
Bunları yazarken de ağlıyorum mesela.
Gizem de kendine bi şey yaparsa diye korkuyorum ona da ağlıyorum. Kendime de ağlıyorum, kurgu çok güzeldi ona da ağlıyorum, okulum bitiyo benim de artık işler ciddileşiyo ona da ağlıyorum; ne biliyim ya HAYAT BE İŞTE.
EK:
YA DAYANAMIYORUM AKLIMA GELDİKÇE KAFAYI YİYCEK GİBİ OLUYORUM ÇOK ÜZÜLÜYORUM bi kere daha izlemem lazım benim bu filmi en kısa zamanda. Şimdiki izleyişimde ağlamadan 1 saniye bile duramayacağımı bile bile izlemem lazım bu filmi ya DAYANAMIYORUM ÇOK KÖTÜ YA KAFAYI YİYCEM

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder