15 Ocak 2018 Pazartesi

Kırmızı

Seninle ilgili hiçbir şeyden emin değilim, ama bazı şeyleri biliyorum.
Ne kadar böyle şeyleri takmadığını söylesen de (çok olmasa bile) üzüldüğünü biliyorum, özlediğini biliyorum.
Uyurken artık o kadar fazla yastığa ihtiyacın yok bunu fark ettin mi?
Pembe yastık ben kokuyordu bıraktığımda, bu bir saniyeliğine olsun seni üzdü mü?
Fotoğrafımızı ne yaptın? (bunu gerçekten merak ediyorum).
Sabah işe giderken ısıtıcıyı 1 saate ayarlayıp açık bırakıyordum sen üşüme diye sonra seni öpüp çıkıyordum evden, bunu biliyor muydun mesela?
Ya da ne bileyim gecenin bir yarısı aşırı yüksek sesli müzikle ve aşırı alkolle kafandaki düşünceleri kovalayamadığında yanımda olmayı diliyor musun?
Ya da o gecelerde yalnız uyumak biraz olsun üzüyor mu seni?
Arkandaki koltukta bir daha beni göremeyeceğini düşününce üzülüyor musun?
Kahve içerken mesela aklına geliyor muyum? Kendin hazırlarken "Hilal olsa o yapardı bana" diyor musun içinden?

Ben bunlara inanmak istiyorum ama senin o her zaman dışına giydiğin ve içini asla göstermeyen gardını almış bencil ve kendini beğenmiş kılıfın beni aksini düşünmeye zorluyor.

İstiyorum ki ben hiç beklemezken kapımı çal
ya da ne bileyim ara.
Bunları kendimi özel hissetmek için istemiyorum, "vazgeçilmez" olayım diye istemiyorum.
Ben tüm bunları seni çok özlediğim için istiyorum.

İçimde bunun geçici olduğuna dair acayip aptal ve saçma bir his var, ama merak etme, genelde kendisine sesini kesmesini söylüyorum çünkü söz konusu kişi sensin bir başkası değil.
Söz konusu sen isen sanki gururuna yenilmek yerine (sadece varsayıyorum, sende bu kadar önemli olmadığımın gayet farkındayım) içini yiyip kemirerek kendini bitirmeyi tercih edeceğini biliyorum.

Biliyor musun kendimi tanımlayacak olsaydım senin hayatındaki kırmızı olarak tanımlardım. Kırmızı saçlarımla tanıdın beni, kırmızı saçlarımla sevdin, sana aldığım kazak kırmızıydı, şapka da öyle. Bilerek öyle aldım onları. Kırmızı sana yakıştı, bence ben de yakıştım sana.
Ama sen farkında olmayarak rengimi soldurdun, sonra ortaya çıkan rengi beğenmedin.
Ben rengimi geri kazandım ve kimsenin soldurmasına izin vermemeye karar verdim

Nehrin kenarında oturduğumuz ve bu şarkıyı dinlediğimiz gece yarısını, elimizde kahvelerimizle sabaha karşı izlediğimiz yağmurları, beraber dinlediğimiz müzikleri, tüm nehir boyunca yürüyüp saatlerce oturduğumuz zamanları, gecenin bir yarısı Replik'ten koşarak çıkarak parka sığındığımızda paylaştığımız güzel anları, beraber bir şeylere sinirlenmeyi. Bunları keşke bir kutuya koyup saklayabilseydim.

Sana herhangi bir duygu besleyebileceğimi aklımın ucundan bile geçiremezken hayatımın çok önemli bir parçası oldun. Öğrettiğin her şey ve yaşattığın tüm duygular için çok teşekkür ederim. 

Seni çok özlüyorum.
Kahrolmuyorum, korkma.

Ama özlüyorum.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder